Menu Close

Allah’ın Detayda Yarattığı Bir Mucize: Moleküller

Etrafımızda gördüğümüz her şey, kendi bedenimiz de dahil olmak üzere, sadece 109 atomun kombinasyonundan oluşmaktadır. 109 ayrı atom bir araya gelir ve dağları, suları, bitkileri, eşyaları, binaları, tatlıyı-acıyı, zehirliyi-faydalıyı, güzel kokuyu, güzel rengi ve birbirinden çeşitli canlıları oluştururlar. Bu, gerçekten büyük bir mucizedir.

Atomlar bir araya geldiklerinde, birleşerek özel dizaynlar meydana getirirler. Oluşan özel dizaynlar, yani moleküller, birbirinden farklı maddesel özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Elinizde tuttuğunuz kalem de, eliniz de, içtiğiniz su da benzer atomların çeşitli şekillerde bileşmelerinin bir sonucudur. Bazen moleküle tek bir atom eklenir ve içilen su bir zehire dönüşebilir. Moleküle eklenen veya molekülden ayrılan tek bir atom, yenilemez şeyi yenilebilir hale, keskin ve çirkin bir kokuyu muhteşem gül kokusuna dönüştürebilir. Aynı atomların farklı şekillerde birbirlerine bağlanmaları, molekülün rengini değiştirebilir, akışkan bir maddeyi katı yapabilir.

Yeryüzündeki çeşitlilik olağanüstüdür. Allah, moleküllere çeşitli özellikler vermekle üstün bir sanat sergiler. Bir elmanın tatlı olması, taşın sert, pamuğun yumuşak olması, gözle görülmeyen atomlarda Allah’ın sergilediği büyük bir mucizedir. Allah, yeryüzünü yoktan yaratmış, tüm varlıklara % 99.99999’u boşluk olan atomları sebep kılmış ve bu gözle görülmeyen alem içinde de hayranlık uyandırıcı bir sanat sergilemiştir.

İnsan, Allah’a her anında muhtaçken, O’nun dilemesi dışında hiçbir şeye güç yetiremezken, kendisine sunulmuş nimetleri çok iyi anlamalı ve bunların sahibinin alemlerin Rabbi olan Allah olduğunu çok iyi düşünmelidir. O zaman dünyada sahip olduğu nimetler nedeniyle imanın neşesini yaşayacak, ahirette ise tüm güzelliklerin en fazlasına kavuşacaktır. Allah bir ayetinde şöyle buyurur:

Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir, (o gün) yakınlaştırılmıştır. Bu, size vadolunandır; (gönülden Allah’a) yönelip-dönen (İslam’ın hükümlerini) koruyan, görmediği halde Rahman’a karşı ‘içi titreyerek korku duyan’ ve ‘içten Allah’a yönelmiş’ bir kalp ile gelen içindir. “Ona ‘esenlik ve barış (selam)la’ girin. Bu, ebedilik günüdür.” Orada diledikleri her şey onlarındır; Katımızda daha fazlası da var. (Kaf Suresi, 31-35)